Diş hekimi korkusu herkesi etkileyebilir; ancak araştırmalar bu korkunun cinsiyetler arasında eşit dağılmadığını tutarlı biçimde gösteriyor. Çok sayıda çalışma, kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek düzeyde diş kaygısı bildirdiğini ortaya koyuyor. Peki bu fark gerçek bir korku farkı mı, yoksa korkuyu ifade etme biçimindeki bir farklılık mı? Bu yazıda, diş kaygısındaki cinsiyet farkını bilimsel verilerle inceliyor ve bu farkın olası nedenlerini ele alıyoruz.
Veriler Ne Diyor?
Farklı ülkelerde, farklı ölçüm araçlarıyla yapılan çalışmalar şaşırtıcı derecede tutarlı bir sonuca işaret eder: diş kaygısı kadınlarda daha yüksektir. Modifiye Diş Kaygısı Ölçeği (MDAS) kullanılan bir çalışmada, diş kaygısı yaygınlığı kadınlarda %22,9, erkeklerde ise %13,1 olarak bulunmuştur. Başka bir çalışmada kadınların MDAS skoru, erkeklerinkinden yaklaşık 2,12 kat daha yüksek çıkmıştır. SDAI ve diğer ölçeklerin kullanıldığı araştırmalarda da kadınlar, kaygı düzeyini neredeyse her zaman anlamlı biçimde daha yüksek bildirmiştir. Bu, literatürdeki en istikrarlı bulgulardan biridir.
| Bulgu | Kadın | Erkek |
|---|---|---|
| Diş kaygısı yaygınlığı (MDAS) | %22,9 | %13,1 |
| Ortalama kaygı skoru (göreli) | ~2,12 kat daha yüksek | Referans |
| Tüm ölçeklerde eğilim | Anlamlı olarak daha yüksek | Daha düşük |
Neden Böyle? Olası Açıklamalar
Bu farkın tek bir nedeni yoktur; birkaç faktörün bir araya geldiği düşünülmektedir. Bunlardan biri, kaygıya yatkınlıkla ilişkili kişilik özelliklerinin (örneğin nörotisizm) kadınlarda ortalama olarak daha yüksek olmasıdır. Genel anksiyete bozukluklarının da kadınlarda daha sık görüldüğü bilinmektedir ve diş kaygısı çoğu zaman bu genel eğilimin bir yansımasıdır. Ayrıca ağrı algısı ve ağrıya verilen duygusal tepkilerdeki cinsiyet farklılıkları da bu tabloya katkıda bulunabilir.
İlginç bir başka açıklama ise sosyolojiktir: korkuyu ifade etme biçimi. Pek çok toplumda erkekler, korku ve kaygı gibi duyguları açıkça dile getirme konusunda sosyal baskı altındadır ve bu duyguları “gizleme” eğilimindedir. Bu durum, erkeklerin gerçekte hissettikleri kaygıyı anketlerde olduğundan daha düşük bildirmelerine yol açabilir. Yani ölçülen fark, kısmen gerçek bir kaygı farkı, kısmen de kaygıyı kabul etme ve ifade etme farkı olabilir. Her iki durumda da sonuç aynıdır: kadınların diş kaygısı daha görünür ve dolayısıyla ele alınması daha mümkündür.
Kaygıyla Baş Etmek Cinsiyetten Bağımsızdır
İster kadın ister erkek olsun, diş kaygısıyla baş etmenin yolu aynıdır: korkuyu hekimle açıkça paylaşmak, tetikleyicileri (ağrı, iğne, geçmiş kötü deneyim) konuşmak ve birlikte bir kontrol planı oluşturmak. Modern diş hekimliğinde randevuyu kısa tutma, “dur” işareti üzerinde anlaşma, nefes ve gevşeme teknikleri ve gerektiğinde profesyonel psikolojik destek gibi pek çok etkili yöntem vardır. Önemli olan, kaygıyı bir engel olmaktan çıkarıp yönetilebilir bir duruma dönüştürmektir. Düzenli kontrole devam eden bireyler, zamanla bu kaygının belirgin biçimde azaldığını fark eder.
Dr. Ayzıt Umay Dal
Çankaya, Ankara’da görev yapan diş hekimi Dr. Ayzıt Umay Dal; koruyucu diş hekimliği, estetik diş tedavileri ve implant uygulamaları alanlarında hizmet vermektedir. Hasta konforunu ve kaygısız bir tedavi deneyimini önceliklendiren bir yaklaşım benimseyerek, her bireyin endişelerini anlayışla karşılamayı ilke edinmiştir. Diş kaygısının yönetimi konusunda bilgilendirici içerikler hazırlamayı sürdürmektedir.
- Anxiety about dental treatment: a gender issue. (Kadın %22,9 vs erkek %13,1; OR 1,75.) PMC10315088.
- The Prevalence of Dental Anxiety in Dental Practice Settings. J Dent Hyg 2017. (Kadınlarda MDAS skoru 2,12 kat yüksek.)
- Factors associated with dental anxiety in an integrated dental clinic. Frontiers in Oral Health (2025). (Kadınlar tüm ölçeklerde anlamlı olarak yüksek.)
Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerini tutmaz.

