Dişlerinizin normalden uzun göründüğünü fark ettiniz mi? Diş boynu bölgesinde soğuğa veya sıcağa karşı hassasiyet yaşıyor musunuz? Bunlar diş eti çekilmesinin, yani gingival resessiyonun belirtileri olabilir. Diş eti çekilmesi sessiz ilerleyen ve çoğunlukla geç fark edilen bir süreçtir; ancak erken teşhis ve doğru tedaviyle durdurulabilir.
Diş Eti Çekilmesi Nedir?
Diş eti çekilmesi, diş etinin dişten uzaklaşarak kök yüzeyini açığa çıkarmasıdır. Diş eti, normalde dişin çevresini sıkıca sarar ve kök dokusunu dış etkenlerden korur. Bu koruyucu örtü geri çekildiğinde kök yüzeyi; hassasiyete, çürüğe ve daha ileri diş eti hastalığına karşı savunmasız hale gelir. Çekilme tek bir dişi etkileyebileceği gibi birden fazla dişte de görülebilir.
Neden Olur?
Diş eti çekilmesinin en sık nedeni periodontitis yani ileri evre diş eti hastalığıdır. Diş taşına dönüşen plak diş eti altına inerek kronik bir enflamasyona yol açar; bu enflamasyon zamanla diş eti dokusunu ve altındaki kemiği tahrip ederek çekilmeye zemin hazırlar. NHS’e bağlı Guy’s and St Thomas kaynaklı bilgilendirmeye göre, diş eti çekilmesi genellikle geri döndürülemez; bu nedenle erken müdahale kritik önem taşır.
Diş eti hastalığı dışında sert fırçalama ve yanlış teknik de diş eti çekilmesinin önemli bir nedenidir. Sert kıllı fırça ya da fazla baskıyla yapılan fırçalama diş etini aşındırır. Genetik yatkınlık da göz ardı edilmemelidir; araştırmalar toplumun yaklaşık %30’unun ince diş eti yapısıyla diş eti sorunlarına genetik olarak daha yatkın olduğunu ortaya koymaktadır. Sigara kullanımı, hormonal değişimler (gebelik, menopoz), bruksizm ve çarpık dişler de çekilmeyi hızlandıran faktörler arasındadır.
Belirtileri Nelerdir?
Diş eti çekilmesi çoğunlukla ağrısız ilerlediğinden geç fark edilir. En sık görülen belirtiler şunlardır: dişlerin normalden uzun görünmesi, diş boynu bölgesinde soğuk veya sıcağa hassasiyet, dişlerin arasında boşluk oluşması, diş kökü yüzeyinde görünür açılma ve inatçı diş eti kanaması. Çankaya diş hekimi kliniğimizde periodontal cep ölçümü ve klinik muayeneyle çekilmenin derinliği ve yaygınlığı değerlendirilerek tedavi planı oluşturulmaktadır.
Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Tedavi edilmeyen diş eti çekilmesi zamanla kemiği de etkiler. Açıkta kalan kök yüzeyi çürüğe çok daha yatkındır; çünkü mine tarafından korunmayan sement dokusu aside karşı daha az dirençlidir. Bunun yanı sıra çekilme, diş etinin dişe olan tutunmasını zayıflatarak dişlerin sallantılı hale gelmesine ve nihayetinde kaybedilmesine yol açabilir.
Tedavide Neler Yapılır?
Çekilme henüz erken aşamadaysa ve aktif bir enfeksiyon varsa derin diş taşı temizliği (küretaj/kök yüzeyi düzleştirmesi) ilk adımı oluşturur. Bu işlemle enfeksiyonun durması ve mevcut çekilmenin stabilize edilmesi hedeflenir. İleri vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir. PubMed’de yayımlanan sistematik derlemeye göre, bağ dokusu grefti (subepitelyal konnektif doku grefti) diş eti büyütme prosedürleri arasında en öngörülebilir sonuç veren altın standart teknik olarak kabul görmektedir. Bu işlemde genellikle damaktan alınan ince bir doku parçası çekilme bölgesine aktarılarak kök yüzeyi yeniden örtülür. Ankara diş hekimi kliniğimizde periodontal cerrahi kararı her hastanın çekilme derinliği, doku kalınlığı ve genel ağız sağlığı durumu gözetilerek bireysel olarak verilmektedir.
Koruma İçin Ne Yapılmalı?
Yumuşak kıllı fırça kullanmak ve dişeti hizasında dairesel hareketlerle nazikçe fırçalamak, diş ipi ya da arayüz fırçasıyla düzenli arayüz temizliği yapmak, sigarayı bırakmak ve 6 ayda bir diş hekimi kontrolüne gitmek diş eti sağlığının ve dolayısıyla diş eti çekilmesinin önlenmesinde temel adımlardır. Bruksizmi olan hastalarda gece plağı kullanımı da hem mineyi hem de diş eti dokusunu korur.

